-Psychic spies from China,
Çinden (gelen) psişik ajanlar,
-Try to steal your mind’s elation.
Aklınızın mutluluğunu çalmaya çalışır.
-Little girls from Sweden,
İsveçli küçük kızlar,
-Dream of silver screen quotations.
Sinemadan alıntı yapma hayali (kurar).   [filmlerde duyduğu sözleri başkalarına söyleme hayali kurar]
-And if you want these kind of dreams,
Eğer sizin de bu tür hayalleriniz varsa,
-It’s Californication.
O(nun adı) kalifornialılaşma(dır).            [Bu hissin adı kaliforniyalılaşma’dır, kaliforniyalılara benzeme’dir.]

-It’s the edge of the world,
O(rası) Dünya’nın (bir) köşesi(dir),
-And all of western civilization.
Ve batı medeniyetinin tümüdür (tamamen batı medeniyetinden oluşur).
-The sun may rise in the east,
Güneş doğudan doğuyor olabilir,
-At least it settles in a final location.
En azından son bir yere yerleşiyor.         [son durağı hep aynı yer, doğduktan sonra hep aynı yere mutlaka gelir]
-It’s understood that Hollywood,
Anlaşılıyor ki Hollywood,
-Sells Californication.
Kaliforniyalılaşmayı satıyor.                    [Kaliforniyalılaşma’nın beğenilmesini sağlıyor]

-Pay your surgeon very well,
Cerrahına çok fazla para öde,
-To break the spell of aging.
Ki (bu sayede) yaşlanmanın büyüsünü kırabilsin.
-Celebrity skin is this your chin,
Celebrity Skin gevezeliğinizdir,            [Celebrity Skin: Hole isimli alternatif Rock grubunun 1998 albümü]
-Or is it war you’re waging.
Yada mücadele ettiğiniz savaş(tır).

-First born unicorn,
İlk doğan unicorn,
-Hard core, soft porn
Sansürsüz, saf porno
-Dream of Californication.
Kaliforniyalılaşma rüyası.
-Dream of Cailfornication.
Kaliforniyalılaşma rüyası.

-Marry me girl be my fairy to the world,
Evlen benimle kız (ve) Dünya(‘mın) perisi ol,
-Be my very own constellation.
Kendi öz takımyıldızım ol.
-A teenage bride with a baby inside,
Hamile çocuk gelin,
-Getting high on information.
Bilgileniyor.(Öğreniyor)
-And buy me a star on the boulevard,
Ve bana bulvarda bir yıldız al.
-It’s Californication.
O kaliforniyalılaşma(dır).

-Space may be the final frontier,
Uzay son sınır (ulaşılabilecek son yer) olabilir,
-But it’s made in a Hollywood basement.
Ama bir Hollywood bodrumunda yapıdı.
-And Cobain can you hear the spheres,
Ve, Cobain gökleri (gök kubbeleri) duyabiliyor musun,  [Kurt Cobain: 1994’te intihar eden, Nirvana grubu vokali]
-Singing songs off station to station.
(O gök kubbelerdeki) İstasyonlar(ın) birbirleri ile uyum içinde (aynı frekansta) şarkılar söylüyor.(Olduğunu duyuyor musun?)
-And Alderaan’s not far away,
Ve Alderaan hiç de uzakta değil,                       [Alderaan: Star Wars’taki kurgusal gezegen.]
-It’s Californication.
O kaliforniyalılaşma(dır).

-Born and raised by those who praise,
Doğma büyüme övenlerin himayesinde,
-Control of population.
Nüfus kontrolü(nü övenlerin himayesinde).
-Well, everybody’s been there,
Pekala, herkes o yollardan geçmiştir, [herkes aynı şeyleri deneyimlemiştir].
-And I don’t mean on vacation.
Ve tatilde olduğunu (deneyimlediklerinizi) kastetmiyorum.

-First born unicorn,
İlk doğan unicorn,
-Hard core, soft porn
Sansürsüz, saf porno
-Dream of Californication.
Kaliforniyalılaşma rüyası.
-Dream of Cailfornication.
Kaliforniyalılaşma rüyası.

-Dream of Californication.
Kaliforniyalılaşma rüyası.
-Dream of Cailfornication.
Kaliforniyalılaşma rüyası.

-Destruction leads to a very rough road,
Afet, yolların çok bozulmasına sebep olur,
-But it also breeds creation,
Ama ayrıca (insanların) yaratıcı düşünmesine sebep olur, [zorluklar insanlara sıkıntı verir ama aynı zamanda insanı güçlendirir.]
-And earthquakes are to a girl’s guitar.
Depremler bir kızın gitarı içindir. (Zaten Kaliforniya’lı olanlar için depremler(zorluklar) sorun değildir.)
-They are just another good vibration,
Onlar sadece başka güzel bir sarsıntıdır,
-And tidal waves couldn’t save the world,
Ve depremlerin sebep olduğu dalgalar Dünya’yı kurtaramaz, [bu zorluklar Dünya’yı Kaliforniya’lılaşmaktan kurtaramaz]
-From Californication.
Kaliforniyalılaşmadan (kurtaramaz).

-Pay your surgeon very well,
Cerrahına çok fazla para öde,
-To break the spell of aging.
Ki (bu sayede) yaşlanmanın büyüsünü kırabilsin.
-Sicker then the rest, there is no test,
Geri kalanlardan daha hastalıklı, deneme yok,
-But this is what you’re craving.
Ama özlem duyduğunuz şey (de) bu.

-First born unicorn,
İlk doğan unicorn,
-Hard core, soft porn
Sansürsüz, saf porno
-Dream of Californication.
Kaliforniyalılaşma rüyası.
-Dream of Cailfornication.
Kaliforniyalılaşma rüyası.

-Dream of Californication.
Kaliforniyalılaşma rüyası.
-Dream of Cailfornication.
Kaliforniyalılaşma rüyası.

Yorum bırakın