-It was 3 a.m. when you woke me up.
Beni uyandırdığında saat gece 3’tü.
-Then we jumped in the car and drove as far as we could go .
Sonra arabaya atlayıp sürebildiğimiz kadar uzağa gittik.
-Just to get away.
Sadece uzaklaşmak için.
-We talked about our lives until the sun came up.
Güneş doğana kadar yaşantılarımız hakkında konuştuk.
-And now im thinking about how i wish i could go back.
Ve şimdi ne kadar çok geri dönmeyi istediğimi düşünüyorum.
-Just for one more day.
Sadece fazladan bir gün için.
-One more day with you.
Seninle fazladan bir gün.

-Everytime i see your face,
Yüzünü her görüşümde,
-Everytime you look my way,
Her yolumu gözleyişinde,
-It’s like it all falls into place.
Herşey anlam kazanıyormuş gibi (geliyor),
-Everything feels right.
Herşey iyi hissediyor.

-Ever since you walked away.
(beni) terk ettiğinden beri.
-You left my life in disarray.
Hayatımı kargaşada bıraktın (kargaşaya soktun).
-All i want is one more day.
Bütün istediğim bir gün daha.
-Its all i need one more day with you.
Bütün ihtiyacım olan seninle bir gün daha.

-When the car broke down,
Araba bozulduğunda,
-We just kept walking along.
(biz) yürümeye (yola yürüyerek devam etmeye) başladık.
-Til we hit this town.
Bu şehre ulaşana kadar.
-There was nothing there at all.
Orada hiç birşey de yoktu.
-But that was all ok.
Ama herşey iyiydi. [bu sorun değildi]

-We spent all our money on stupid things.
Bütün paramızı aptalca şeylere harcadık.
-But if i look back now id probably give it all away,
Ama arkama baktığımda sanırım hepsini bağışlardım, [gene olsa gene aynısını yapardım]
-Just for one more day.
Sadece fazladan bir gün için,
-One more day with you.
Seninle fazladan bir gün.

-Everytime i see your face,
Yüzünü her görüşümde,
-Everytime you look my way,
Her yolumu gözleyişinde,
-It’s like it all falls into place.
Herşey anlam kazanıyormuş gibi (geliyor),
-Everything feels right.
Herşey iyi hissediyor.

-Ever since you walked away.
(beni) terk ettiğinden beri.
-You left my life in disarray.
Hayatımı kargaşada bıraktın(kargaşaya soktun).
-All i want is one more day.
Bütün istediğim bir gün daha.
-Its all i need one more day with you.
Bütün ihtiyacım olan seninle bir gün daha.

-Now im sitting here.
Şu anda burada oturuyorum,
-Like we used to do.
Eskiden yaptığımız gibi,
-I think about my life.
Hayatım hakkında düşünüyorum.
-And how there’s nothin i won’t do.
ve (zamanında) nasıl (senin için) yapmayacağım birşey olmadığı (hakkında düşünüyorum)
-Just for one more day.
Sadece fazladan bir gün için.
-One more day with you.
Seninle fazladan bir gün.

-Everytime i see your face,
Yüzünü her görüşümde,
-Everytime you look my way,
Her yolumu gözleyişinde,
-It’s like it all falls into place.
Herşey anlam kazanıyormuş gibi (geliyor),
-Everything feels right.
Herşey iyi hissediyor..

-Everything feels right.
Herşey iyi hisseder.
-Everytime i hear your name.
Adını her duyduğumda
-Everytime i feel the same.
Hep aynı hissederim.
-It’s like it all falls into place.
Herşey anlam kazanıyormuş gibi (geliyor),
-Everything feels right.
Herşey iyi hissediyor..

-You walked away,
Terk edip gittin
-Just one more day.
Sadece bir gün daha.
-Its all i need one more day with you.
Bütün ihtiyacım olan seninle fazladan bir gün.

Yorum bırakın