Bilinenin aksine bu şarkı Linkin Park’a değil Tribal Ink adlı başka bir gruba aittir. Şarkının sözlerini anlamak biraz zor olsa da genel olarak mültecilerin hayatını ve bu hayatın ne kadar zor olduğu üzerinde durmaktadır.
-In fear of drowning,
Boğulma korkusu içinde,
-As my heart keeps pounding,
Kalbim attığı sürece (bu boğulma korkusu devam ediyor),
-Striking ones step,
Başkasının adımlarına basıyorum, [başkasının adımlarını takip ediyorum]
-To hold on to what’s left,
Geri kalana tutunmak için [geri kalan ömrümü yaşayabilmek için]
-Hold on, to the strings of reality,
Gerçekliğin bağlarına tutun,
-Bouncing on my heel of prosperity.
(O gerçekliğin bağları) refah topuğumda zıplıyor.
-Leave from my cell with a gleam in my eye,
Gözümdeki bir pırıltıyla bir hücremden çıkıp,
-Watching it all wash by, watching it die,
Hepsinin yıkanışını, ölümünü izlemek.
-Its so hard to see it all fall through,
Hepsinin başarısız olduğunu görmek çok zor, [mültecilerin başarısız olduğunu görmek çok zor]
-But it’s too late nothing left to do.
Ama artık çok geç, yapacak bir şey kalmadı. [Ama benim bu konuda yapabileceğim hiçbir şey yok]
-Refugee, I’m an enemy of your belief,
Mülteci, senin inancının bir düşmanıyım,
-Don’t hate me, because i disagree.
Aynı fikirde olmadığım için benden nefret etme.
-Release me from a world unkind,
Beni kibar olmayan bir Dünya’dan kurtarın,
-A world where the blind is leading the blind,
Körlerin sağırların birbirini ağırladığı bir Dünya’dan, (beni kurtarın)
-It’s so unfair that i can’t feel free,
Özgür hissedememem hiç adil değil,
-That i have to be what you want me to be.
(O Dünya’da) sen ne istiyorsan ben o olmak zorundayım.
-Shadows of the past keep stabbing my back,
Geçmişin gölgeleri sırtımı bıçaklamaya devam ediyor, [geçmişim bana ihanet etmeye devam ediyor]
-Reminding me of when i slipped out of track,
Yoldan çıktığım zamanları hatırlatıyor, [o gölgeler bana geçmişte yaptığım yanlışları hatırlatıyor]
-They’re wasting their time another morning dawning,
Başka bir günün şafağında boşa zaman harcıyorlar,
-And time when the restless keeps on joining.
Ve kararsız olanların katılmaya devam ettikleri anda (zamanlarını boşa harcıyorlar).
-Refugee, I’m an enemy of your belief,
Mülteci, senin inancının bir düşmanıyım,
-Don’t hate me, because i disagree.
Aynı fikirde olmadığım için benden nefret etme.
-Refugee, I’m an enemy of your belief,
Mülteci, senin inancının bir düşmanıyım,
-Don’t hate me, because i disagree.
Aynı fikirde olmadığım için benden nefret etme.
-(Whaaaaaaaaaa!)
-Refugee, I’m an enemy of your belief,
Mülteci, senin inancının bir düşmanıyım,
-Don’t hate me, because i disagree.
Aynı fikirde olmadığım için benden nefret etme.
-Refugee, I’m an enemy of your belief,
Mülteci, senin inancının bir düşmanıyım,
-Don’t hate me, because i disagree.
Aynı fikirde olmadığım için benden nefret etme.
Yorum bırakın