Max Payne 2’nin oyun müziği olup oyun içinde de çeşitli yerlerde oyun içindeki karakterler tarafından çalındığını da duyabilirsiniz.

-In our headlights
Farlarımızda
-Staring, bleak
Parlak, soğuk
-Beer cans
Bira şişeleri
-Deer’s eyes
Geyik gözleri

-On the asphalt
Asfaltta
-Underneath
(Asfaltın) altında
-Our crushed plans
Ezilmiş (tutmamış) planlarımız
-And my lies
Ve benim yalanlarım

-Lonely street signs
Yalnız sokak tabelaları
-Power lines
Elektrik hatları
-They keep on flashing
Parlamaya devam ediyor
-Flashing by
Parlıyor

-And we keep driving into the night
Ve biz gecenin içine doğru sürmeye devam ediyoruz
-It’s a late goodbye
Bu geç (kalmış) bir elveda
-Such a late goodbye
Ne (kadar da) geç (kalmış) bir elveda

-And we keep driving into the night
Ve biz gecenin içine doğru sürmeye devam ediyoruz
-It’s a late goodbye
Bu geç (kalmış) bir elveda

-Your breath
Nefesin
-Hot upon my cheek
Yanağımın üzerinde sıcak (nefesinin sıcaklığını yanağımda hissediyorum)
-And we crossed
Ve biz geçtik
-That line
O sınırı

-You made me strong
Beni güçlü kıldın
-When I was feeling weak
Güçsüz hissediyordum
-And we crossed
Ve biz geçtik
-That one time
O (zamanları) bir sefer

-Screaming stop signs
Çığlık atan sokak tabelaları
-Staring wild eyes
Dik dik bakan vahşi gözler
-They keep on flashing
Parlamaya devam ediyor
-Flashing by
Parlıyor

-And we keep driving into the night
Ve biz gecenin içine doğru sürmeye devam ediyoruz
-It’s a late goodbye
Bu geç (kalmış) bir elveda
-Such a late goodbye
Ne (kadar da) geç (kalmış) bir elveda

-And we keep driving into the night
Ve biz gecenin içine doğru sürmeye devam ediyoruz
-It’s a late goodbye
Bu geç (kalmış) bir elveda

-The devil grins from ear to ear when he sees the hand he’s dealt us.
Şeytan bize yaptıklarını gördüğünde sevinçten havalara uçuyor.
-Points at your flaming hair and then we’re playin’ hide and seek.
Yanan saçını gösteriyor ve sonra saklanbaç oynuyoruz. (oynamaya başlıyoruz)
-I can’t breathe easy here ‘less our trail’s gone cold behind us,
Burada kolay nefes alamıyorum arkamızdaki (bıraktığımız) iz daha az soğudukça, [Bıraktığımız izlerden (anılarımızdan) uzaklaştıkça rahatlıyorum,]
-‘Til then the john mirror you stare at yourself grown old and weak.
Baktığın John’un aynası(ndaki görüntün) yaşlanıp güçsüzleşene kadar.

-We keep driving into the night
Biz gecenin içine doğru sürmeye devam ediyoruz
-It’s a late goodbye
Bu geç (kalmış) bir elveda
-Such a late goodbye
Ne (kadar da) geç (kalmış) bir elveda

-And we keep driving into the night
Ve biz gecenin içine doğru sürmeye devam ediyoruz
-It’s a late goodbye
Bu geç (kalmış) bir elveda
-Such a late goodbye
Ne (kadar da) geç (kalmış) bir elveda

-And we keep driving into the night
Ve biz gecenin içine doğru sürmeye devam ediyoruz
-It’s a late goodbye
Bu geç (kalmış) bir elveda
-Such a late goodbye
Ne (kadar da) geç (kalmış) bir elveda

-And we keep driving into the night
Ve biz gecenin içine doğru sürmeye devam ediyoruz
-It’s a late goodbye
Bu geç (kalmış) bir elveda
-Such a late goodbye
Ne (kadar da) geç (kalmış) bir elveda

-And we keep driving into the night
Ve biz gecenin içine doğru sürmeye devam ediyoruz
-It’s a late goodbye
Bu geç (kalmış) bir elveda
-Such a late goodbye
Ne (kadar da) geç (kalmış) bir elveda

-And we keep driving into the night…
Ve biz gecenin içine doğru sürmeye devam ediyoruz…

Yorum bırakın