-Break through the undertow
Anafor akıntısını yarıp geç
-Your hands I can’t seem to find
Ellerini bulacak gibi görünmüyorum
-Pollution burns my tongue
Kirlilik dilimi yakıyor
-Cough words I can’t speak so I stop my struggling
Kelimeler (ağzımdan) öksürür (gibi) çıkıyor, konuşamıyorum, bu yüzden mücadeleyi bıraktım
-Then I float to the surface
Sonra (su) yüzey(in)e çıkarım
-Fill my lungs with air
Ciğerlerimi hava ile doldururum
-Then let it out
Sonra (ciğerlerime doldurduğum havayı) dışarı veririm
-I give it all
(Aldığım nefesin) tümünü (dışarı) veririm
-Now there’s a reason why I sing
Şimdi şarkı söylememin bir sebebi var
-So give it all
Bu yüzden (aldığım) tüm (nefesi dışarı) veririm
-And it’s these reasons that belong to me
Ve bu sebepler bana ait
[chorus][nakarat]
-Rock bottom’s where we live
Rock’ın kökeni bizim yaşadığımız yerdir
-And still we dig these trenches
Ve hala bu siperleri kazıyoruz
-To bury ourselves in them
Kendimizi içine gömmek için
-Backs breaking under tension
Çok yorucu (bir) baskı altında
-For far too long these voices
Çok uzun zamandır bu sesler
-Muffled by distances
Mesafelerle bastırılmıştır
-It’s time to come to our senses
Kendimize gelme zamanı
-Up from the dirt
Pislikten yukarı (bu kötü durumdan başlayıp iyi duruma gitmeliyiz)
[chorus][nakarat]
-Breathe (breathe) the air we give (give)
Nefes al (nefes al) verdiğimiz hava (verdiğimiz)
-The life we live (live)
Yaşadığımız hayat (yaşadığımız)
-Our pulses racing distances
Nabzımız çok uzun yarışlara giriyor
-(Breathe) so wet my tongue (give)
(Nefes al) dilimi ıslat (ver)
-Break into song (live)
Şarkıya yol aç (yaşa)
-Through seas of competition
Rekabet deryası içinde.
-So please believe your eyes
Lütfen gözlerine inan
-A sacrifice is not what we had in our minds
Bir fedakarlık (aslında) bizim aklımızdaki (olduğunu) sandığımız (şey) değil(dir)
-I’m coming home tonight
Bugün eve geliyorum
-Home tonight
Bugün eve
[chorus][nakarat]
-Today I offer up myself to this
Bugün kendime bu teklifi sunuyorum
-I’m living for my dying wish
Son arzum için yaşıyorum
-I give it all
Hepsini veririm
-Now there’s a reason
Şimdi bir sebep var
-There’s a reason to give it all
Hepsini vermem için bir sebep var
Yorum bırakın