-Uh, uh, uh, uh
-Uh, uh


-Day and night (what, what)
Gece gündüz (ne, ne)
-I toss and turn, I keep stressing my mind, mind (what, what)
Bir o yana bir bu yana dönüyorum, aklımı strese sokmaya devam ediyorum, aklımı (ne, ne)
-I look for peace but see I don’t attain (what, what)
Huzur arıyorum ama gördüğün gibi, bulamıyorum (ne, ne)
-What I need for keeps, this silly game we play, play
Sonsuza kadar ihtiyacım olan şey, oynadığımız şu saçma oyun, oyna
-Now look at this (what, what)
Şimdi buna bak (ne, ne)
-Madness, the magnet keeps attracting me, me (what, what)
Çılgınlık, bir mıknatıs (gibi) beni (kendine) çekmeyi sürdürüyor, beni (ne, ne)
-I try to run, but see, I’m not that fast (what, what)
Kaçmaya çalışıyorum, ama gördüğün gibi, o kadar hızlı değilim (ne, ne)
-I think I’m first but surely finish last, last
Bence ben (bu yarışa) ilk başlayanım ama kesin sonuncu bitiririm, sonuncu

-‘Cause day and night (day and night)
Çünkü gece gündüz (gece gündüz)
-The lonely stoner seems to free his mind at night (night)
Yalnız başına uyuşturucu kullanan (kişi) zihnini gece boşaltır (gece)
-He’s all alone through the day and night (day and night)
Gece gündüz boyunca tamamen yalnızdır (gece gündüz)
-The lonely loner seems to free his mind at night (at, at, at night)
Yalnızlığı seven yalnız kişi zihnini gece boşaltır gibi görünüyor (gece gece gece)
-Day and night (day and night)
Gece gündüz (ne, ne)
-The lonely stoner seems to free his mind at night (night)
Yalnız başına uyuşturucu kullanan (kişi) zihnini gece boşaltır (gece)
-He’s all alone, some things will never change (never change)
O, tamamen yalnızdır, bazı şeyler asla değişmeyecek (asla değişmez)
-The lonely loner seems to free his mind at night (at, at, at night)
Yalnızlığı seven yalnız kişi zihnini gece boşaltır gibi görünüyor (gece gece gece)
[Nakarat][Chorus]

-Hold the phone (what, what)
Bekle bir dakika (ne, ne)
-The lonely stoner, Mr. Solo Dolo (what, what)
Yalnız başına uyuşturucu kullanan (kişi), işleri gizli ve kendi başına yapar (ne, ne)
-He’s on the move, can’t seem to shake the shade (what, what)
O ilerleme kaydetmektedir, (ama) onu kaplayan kötü ruh halinden kurtulacak gibi görünmemektedir (ne, ne)
-Within his dreams he see’s the life he made, made
Rüyalarında kendi yaptığı hayatı görür, yaptığı
-The pain is deep (what, what)
(Bu) acı çok büyüktür (ne, ne)
-A silent sleeper you won’t hear a peep, peep (what, what)
Sessizce uyuyan (kişi) sen çıt ses duymayacaksın, çıt (ne, ne)
-The girl he wants don’t seem to want him too (what, what)
(O’nun)istediği (beğendiği) kız da onu isteyecek(beğenecek) gibi görünmüyor (ne, ne)
-It seems the feelings that she had are through, through
O kızın hisleri bitmiş gibi görünüyor, bitmiş (kız, ayrılmak istiyormuş gibi görünüyor)

[Chorus][Nakarat]

-Slow mo, (what, what)
Ağır çekim (ne, ne)
-When the tempo slows up and creates that new, new (what, what)
Olayların akışı yavaşlayınca ve (bu) yeni (durum) oluşturduğunda(kalıcı hale geldiğinde), yeni (ne, ne)
-He seems alive though he is feeling blue (what, what)
Hüzünlü hissettiği süre boyunca canlı görünür (ne, ne)
-The sun is shining, man, he’s super cool, cool
Güneş açtı, adamım, o çok havalı, havalı
-The lonely nights (what, what)
Yalnız geceler (ne, ne)
-They fade away he slips into his white Nikes (what, what)
O (yalnız geceler) kaybolup gider (biter), O (kişi) de beyaz nike’larını giyer (ne, ne)
-He smokes a clip and then he’s on the way (what, what)
Uyuşturucu sigarasını yarıya kadar içip yola koyulur (ne, ne)
-To free his mind in search of
Zihnini boşaltmak(stres atmak) için (sigarasını yarıya kadar içer)
-To free his mind in search of
Zihnini boşaltmak(stres atmak) için (sigarasını yarıya kadar içer)
-To free his mind in search of
Zihnini boşaltmak(stres atmak) için (sigarasını yarıya kadar içer)

[Chorus][Nakarat]

-At, at, at night (night)
Gece gece gece

Yorum bırakın