-When I pretend everything is what I want it to be
Herşey olmasını istediğim gibiymiş gibi davrandığımda
-I look exactly like what you had always wanted to see
Tam olarak senin hep görmek istediğin gibi görünüyorum
-When I pretend I can forget about the criminal I am
Suçlu olduğumu unutabilecekmiş gibi davrandığımda
-Stealing second after second just ’cause I know I can
Sadece unutabileceğimi bildiğim için çok zaman kaybediyorum
-But I can’t pretend this is the way it’ll stay
Ama bu durumda kalacakmış gibi davranamam
-I’m just (trying to bend the truth)
(Çünkü böyle yapınca) sadece (gerçeği çarpıtmayı deniyorum)
-I can’t pretend I’m who you want me to be
Olmamı istediğin kişiymiş gibi davranamam
-So I’m (lying my way from) you (no, no turning back now)
Bu yüzden (yalan söyleyerek) senden (uzaklaşıyorum) (hayır, artık geri dönüş yok)
-I want to be pushed aside, so let me go
(Senin) dikkatt(ind)en uzak olmak istiyorum, o yüzden beni sal
-(No, no turning back now)
(Hayır, artık geri dönüş yok)
-Let me take back my life, I’d rather be all alone
Hayatımı geri almama izin ver, tamamen yalnız kalmayı tercih ederim
-(No turning back now)
(Hayır, artık geri dönüş yok)
-Anywhere on my own ’cause I can see
Her yerde (kendi başıma hareket etmeyi isterim) çünkü ben (de) görebiliyorum
-(No, no turning back now)
(Hayır, artık geri dönüş yok)
-The very worst part of you is me
Senin en çok kötü olan parçan benim
[Chorus]
[Nakarat]
-I remember what they taught to me
Onların bana ne öğrettiğini hatırlıyorum
-Remember condescending talk of who I ought to be
Olmam(ı istediğin) kişinin yaptığı küçümseyici konuşmayı hatırla
-Remember listening to all of that and this again
O (konuşmanın) tamamını ve bu (söylediklerimi) tekrar dinleyişini hatırla
-So I pretended up a person who was fitting in
Bu yüzden (olmadığım bir kişiye) yakışacak (davranışlar gösteren) biri gibi davrandım
-And now you think this person really is me
Ve sen şu anda o kişinin gerçek ben olduğunu sanıyorsun
-I’m just (trying to bend the truth)
(Çünkü böyle yapınca) sadece (gerçeği çarpıtmayı deniyorum)
-But the more I push, the more I’m pulling away
Ama zorladıkça daha da uzaklaşıyorum
[Chorus]
[Nakarat]
-This isn’t what I wanted to be
Bu, olmak istediğim şey değil
-I never thought that what I said would have you running from me like this
Söylediğim şeyin benden böyle kaçmana neden olacağını hiç düşünmemiştim
(x4)
-(No, no turning back now)
(Hayır, artık geri dönüş yok)
-I want to be pushed aside, so let me go
(Senin) dikkatt(ind)en uzak olmak istiyorum, o yüzden beni sal
-(No, no turning back now)
(Hayır, artık geri dönüş yok)
-Let me take back my life, I’d rather be all alone
Hayatımı geri almama izin ver, tamamen yalnız kalmayı tercih ederim
-(No, no turning back now)
(Hayır, artık geri dönüş yok)
-Anywhere on my own ’cause I can see
Her yerde (kendi başıma hareket etmeyi isterim) çünkü ben (de) görebiliyorum
-(No, no turning back now)
(Hayır, artık geri dönüş yok)
-The very worst part of you
Senin en çok kötü olan parçan
-The very worst part of you is me
Senin en çok kötü olan parçan benim
Yorum bırakın