-I wanna take you somewhere so you know I care
Seni bir yere götürmek istiyorum ki bu sayede sana değer verdiğimi anla
-But it’s so cold and I don’t know where
Ama (dışarısı) çok soğuk (seni) nereye götüreceğimi bilmiyorum
-I brought you daffodils in a pretty string
Sana güzel (özenle) sıralanmış nergisler aldım
-But they won’t flower like they did last spring
Ama (şimdi) geçen baharda açtıkları gibi çiçek açmayacaklar [eski sen olsan çok sevinirdin ama artık hiç sevinmezsin]
-And I wanna kiss you, make you feel alright
Seni öpmek, güvende hissettirmek istiyorum
-I’m just so tired to share my nights
Ama şu an gecelerimi beraber geçirmekten bıktım [artık değiştiğin için gecelerimiz eskiden olduğu kadar keyifli geçmiyor]
-I wanna cry and I wanna love
Ağlamak istiyorum ve sevmek istiyorum
-But all my tears have been used up
Ama tüm göz yaşlarım tükendi (artık değiştiğine [eskisi gibi olmadığına) üzülmekten bıktım]
-On another love, another love
Başka aşkta, başka aşk(ta) [eski sen olmadığına üzülmekten bıktım]
-All my tears have been used up
Tüm göz yaşlarım tükendi [bu duruma üzülmekten bıktım]
-On another love, another love
Başka aşkta, başka aşk(ta) [eski sen olmadığına üzülmekten bıktım]
-All my tears have been used up
Tüm göz yaşlarım tükendi [bu duruma üzülmekten bıktım]
-On another love, another love
Başka aşkta, başka aşk(ta) [eski sen olmadığına üzülmekten bıktım]
-All my tears have been used up
Tüm göz yaşlarım tükendi [bu duruma üzülmekten bıktım]
-Oh oh
-Oh oh oh oh oh oh
-Oh oh oh oh oh oh
-And if somebody hurts you, I wanna fight
Biri canını yakarsa, (onunla) dövüşmek isterim
-But my hand’s been broken, one too many times
Ama ellerim (sürekli) kırıldı, (hem de) birçok kez [senin için çok kez dövüştüm(çabaladım, savaştım)]
-So I’ll use my voice, I’ll be so fucking rude
Bu yüzden (o çabaların hiçbiri işe yaramadığı için bu sefer) sesimi kullanacağım ve çok kaba olacağım
-Words they always win, but I know I’ll lose
Kelimeler her zaman kazanır ama (buna rağmen) ben (gene de) kaybedeceğimi biliyorum [artık beni umursamadığın için ne desem tesir etmeyecek]
-And I’d sing a song, that’d be just ours
Ve bir şarkı söyleyeceğim ki bu sadece ikimizin şarkısı olacak
-But I sang ’em all to another heart
Ama (söyleyecek olduğum) tüm (şarkıları) başka kalbe söyledim [ikimizin şarkısı olabilecek tüm şarkıları eski(değişmemiş) sen’e zaten söyledim]
-And I wanna cry, I wanna learn to love
Ve ağlamak istiyorum, sevmeyi öğrenmek istiyorum (seni tekrar (eskisi gibi) sevmek istiyorum)
-But all my tears have been used up
Ama tüm göz yaşlarım tükendi [artık bu duruma üzülmekten bıktım]
-On another love, another love
Başka aşkta, başka aşk(ta) [eski sen olmadığına üzülmekten bıktım]
-All my tears have been used up
Tüm göz yaşlarım tükendi [bu duruma üzülmekten bıktım]
-On another love, another love
Başka aşkta, başka aşk(ta) [eski sen olmadığına üzülmekten bıktım]
-All my tears have been used up
Tüm göz yaşlarım tükendi [bu duruma üzülmekten bıktım]
-On another love, another love
Başka aşkta, başka aşk(ta) [eski sen olmadığına üzülmekten bıktım]
-All my tears have been used up
Tüm göz yaşlarım tükendi [bu duruma üzülmekten bıktım]
-Oh oh
-And I’d sing a song, that’d be just ours
Ve bir şarkı söyleyeceğim ki bu sadece ikimizin şarkısı olacak
-But I sang ’em all to another heart
Ama (söyleyecek olduğum) tüm (şarkıları) başka kalbe söyledim [ikimizin şarkısı olabilecek tüm şarkıları eski(değişmemiş) sen’e zaten söyledim]
-And I wanna cry, I wanna fall in love
Ve ağlamak istiyorum, (tekrar) aşık olmak istiyorum
-But all my tears have been used up
Ama tüm göz yaşlarım tükendi [artık bu duruma üzülmekten bıktım]
-On another love, another love
Başka aşkta, başka aşk(ta) [eski sen olmadığına üzülmekten bıktım]
-All my tears have been used up
Tüm göz yaşlarım tükendi [bu duruma üzülmekten bıktım]
-On another love, another love
Başka aşkta, başka aşk(ta) [eski sen olmadığına üzülmekten bıktım]
-All my tears have been used up
Tüm göz yaşlarım tükendi [bu duruma üzülmekten bıktım]
-On another love, another love
Başka aşkta, başka aşk(ta) [eski sen olmadığına üzülmekten bıktım]
-All my tears have been used up oh oh, oh
Tüm göz yaşlarım tükendi oh oh, oh [bu duruma üzülmekten bıktım]
Yorum bırakın