-I’m out of my head, out of my mind, oh, I
Aklımı kaçırıyorum, kafayı yiyorum, ah, ben
-If you let me, I’ll be
Müsaade edersen, olacağım şey
-Out of my dress and into your arms tonight
Bu gece kıyafetsiz olarak senin kollarında (olmak olacaktır)
-Yeah, I’m lost without it
Evet, bu(na müsaade etmezsen) yaşayamam
-Feels like I’m always waitin’
Hep (bunu) bekliyormuşum gibi hissettiriyor
-I need you to come get me
(Yanıma) gelmene ihtiyacım var.
-Out of my head, and into your arms tonight
Aklımı kaçırmış (olarak) senin kollarında (olmaya ihtiyacım var)
-Tonight
Bu gece

-Yeah
Evet
-I don’t mean to make you wait, just the pressure’s been gettin’ heavy
Seni bekletmek istemem, ama baskı artmaya devam ediyor
-I know if I f*ck us up, we’ll be over, done, you’ll forget me
Başarısız olursam, (ilişkimiz) bitecek, bitmiş (olacak), (ve) sen beni unutacaksın
-Forget me, I’m feelin’ bad that I act this way, ’cause you let me
Beni unut, kötü hissettiğim için böyle davranıyorum, çünkü bana müsaade ettin
-They call me king, but I know my queen will be there to check me
Bana kral derler, ama kraliçemin beni gözlediğini biliyorum
-Last year, was runnin’ ’round 45th lookin’ for SoHo
Geçen sene, etrafta 45.kez dolanarak (sağa sola atlayarak) Soho’yu arıyordum
-Last night, was ridin’ down Rodeo lookin’ for NoHo
Geçen akşam, (aşırı fazla) rodeo yaparak NoHo’yu arıyordum
-It’s crazy what can change in a year, think that you know though
Bir yılda nelerin değişebileceğini görmek şok edici, gerçi (zaten senin) bunu bildiğini düşünüyorum
-Go back and forth like a yo-yo, they live their life for the photos
Yo-yo gibi aşağı yukarı git, onlar hayatını fotoğraflar için (göstermelik) yaşıyor
-And see me, I’m actin’ solo, ’cause I’m afraid to commit
Ve beni gör, yalnız hareket ediyorum, çünkü (suç) işlemekten korkuyorum
-Now can you tell me how I’m different than him, and him, and him?
Şimdi bana onlardan (etraftaki diğer erkeklerden) ne kadar farklı olduğumu söyleyebilir misin?
-Yeah, I know I’m always questionin’ things, like, girl
Evet, olayları sorguladığımı biliyorum, (bunu) sevdin mi, kız(ım)
-Would you say that love cannot be found inside a vow or a ring?
Aşkın bir yeminde veya yüzükte bulunamayacağını söyleyebilir misin?
-She laughs and says, “Only material things
O, gülüyor ve “(Onlar)sadece maddesel şeyler” diyor
-Those are material things, imagine buyin’ all my trust with a ring
Onlar maddesel şeyler, tüm güvenimi bir yüzükle kazanabileceğini (mi) hayal ediyorsun
-Imagine spendin’ all my love on a fling, got a thing for you
Tüm sevgimi bir harekete bağlayacağımı (mı) düşün(üyorsun), senin için bir şeyim(haberim) var
-If I had the talent you had, I probably would sing for you”, like
Sendeki yetenek bende olsa, Muhtemelen senin için şarkı söylerdim, (o şarkı) şöyle (olurdu:)

-I’m out of my head, out of my mind, oh, I
Aklımı kaçırıyorum, kafayı yiyorum, ah, ben
-If you let me, I’ll be
Müsaade edersen, olacağım şey
-Out of my dress and into your arms tonight
Bu gece kıyafetsiz olarak senin kollarında (olmak olacaktır)
-Yeah, I’m lost without it
Evet, bu(na müsaade etmezsen) yaşayamam
-Feels like I’m always waitin’
Hep (bunu) bekliyormuşum gibi hissettiriyor
-I need you to come get me
(Yanıma) gelmene ihtiyacım var.
-Out of my head, and into your arms tonight
Aklımı kaçırmış (olarak) senin kollarında (olmaya ihtiyacım var)
-Tonight
Bu gece

-Yeah
Evet
-I don’t mean to make you wait, or to contemplate about us
Seni bekletmek veya hakkımızda (aşırı) düşünmek istemem
-My ex, she loved to lie, guess that’s why it’s harder to trust
Eski sevgilim, yalan söylemeyi çok severdi, şimdi, neden (insanlara) daha zor güvendiğimi tahmin et(ebiliyor musun?)
-I been searchin’ to find myself and not get too lost in the lust
Şimdi kendimi keşfetmeye çalışmaktayım ve şehvete içinde aşırı boğulmak istemem
-I heard once that you can try but can’t fill from an empty cup
Bir defasında boşa kürek çekilebileceğini ancak bunun hiçbir işe yaramayacağını duymuştum
-That’s no lie, and all I ever say is how I need time
Bu yalan değil ve tüm bu anlattıklarımdan dolayı zamana ihtiyacım var
-If it was up to you now, you would be mine
Ve bu şu anda sana bağlı olsaydı (zaten çoktan) benim olmuştun
-I’m on the road more than I’m home and still I find it’s only you on my mind
Şimdi (biraz) çabalıyorum ve hala şunu anlıyorum ki aklımda olan sadece sensin
-The last three were Gemini, I take that shit as a sign, it’s funny
Son üç tanesi ikizlerdi, bu saçmalığı bir işaret olarak algılıyorum, komik
-You can’t buy time with your Money
Zamanı parayla alamazsın
-And you love goin’ to the beach whether it’s cloudy or sunny
Ve hava açık da olsa kapalı da olsa sahile gitmeyi çok seversin
-And you love drinkin’ all your wine until it hurts in your tummy
Ve miden acımaya başlayana kadar tüm şarabını içmeyi çok seversin
-You call me, “Honey, I’m tipsy, and really all I want is for you to love me”
Beni bana “Tatlı, ben çakırkeyfim ve cidden tüm istediğim beni sevmen” diye seslenirsin
-Flashbacks of backroads drivin’ back to my side of state
Ülkenin benim (yaşadığım) taraftaki arka yollarında(n) arabayla (giderken) yolculuğumuza ait kesik kesik hatırladığın anlar
-I know I need to tell you I care before it’s too late
Çok geç olmadan sana değer verdiğimi söylemem gerektiğini biliyorum
-Before someone steps to the plate, before you decide not to wait
(Bunu) başkası yapmadan önce, sen beklememeye karar vermeden önce
-Before you decide not to chase, still you call me up, just to say
Benim için çabalamamaya karar vermeden önce, hala beni çağırabilirsin, sadece söylemek için

-I’m out of my head, out of my mind, oh, I
Aklımı kaçırıyorum, kafayı yiyorum, ah, ben
-If you let me, I’ll be
Müsaade edersen, olacağım şey
-Out of my dress and into your arms tonight
Bu gece kıyafetsiz olarak senin kollarında (olmak olacaktır)
-Yeah, I’m lost without it
Evet, bu(na müsaade etmezsen) yaşayamam
-Feels like I’m always waitin’
Hep (bunu) bekliyormuşum gibi hissettiriyor
-I need you to come get me
(Yanıma) gelmene ihtiyacım var.
-Out of my head, and into your arms tonight
Aklımı kaçırmış (olarak) senin kollarında (olmaya ihtiyacım var)
-Tonight
Bu gece

Yorum bırakın