-There once was a ship that put to sea
Bir zamanlar denize indirilmiş bir gemi vardı
-The name of the ship was the Billy of Tea
Geminin adı Billy of Tea idi. [ “Billy of tea” kelime grubu da “Çok fazla çay” veya “Çok çay içen” benzeri bir anlam veriyor.]
-The winds blew up, her bow dipped down
Rüzgarlar şiddetle patladı, geminin başı suya girdi
-O blow, my bully boys, blow
Ooo uçurun, kabadayılarım, uçurun
-Soon may the Wellerman come
Yakında Wellerman gelebilir. [Wellerman: 1800’lerde Weller kardeşlere ait tedarikçi gemisi.]
-To bring us sugar and tea and rum
Bize şeker, çay ve rom getirmek için (gelebilir)
-One day, when the tonguin’ is done
Bir gün, şarkı bittiğinde
-We’ll take our leave and go
Başımızı alıp gideceğiz
[Chorus]
[Nakarat]
-She had not been two weeks from shore
(Gemi) kıyıdan açılalı daha 2 hafta olmamıştı ki
-When down on her a right whale bore
Ağzını açmış dev bir balinaya denk geldi
-The captain called all hands and swore
Kaptan herkesi çağırdı ve yemin etti
-He’d take that whale in tow
O balinayı gemiye alacağına (yemin etti).
[Chorus]
[Nakarat]
-Before the boat had hit the water
(Balinayı yakalamak için indirilen) bot suya temas etmeden önce
-The whale’s tail came up and caught her
Balinanın kuyruğu gelip onu yakaladı
-All hands to the side, harpooned and fought her
Herkes o tarafa yöneldi, (balinaya) zıpkın atıp onunla savaştı
-When she dived down low
Balina da derine daldı (ve kaçtı)
[Chorus]
[Nakarat]
-No line was cut, no whale was freed
(Atılıp balinaya saplanan) hiçbir (zıpkının) zinciri kesilmemiş, balina serbest bırakılmamıştı
-The Captain’s mind was not of greed
Kaptanın aklında açgözlülük yapmak yoktu
-And he belonged to the whaleman’s creed
(Ve) O, ‘balina avcıları’ grubuna aitti (balina avcıları grubunun bir üyesiydi)
-She took that ship in tow
Balina gemiyi sürükledi
[Chorus]
[Nakarat]
-For forty days, or even more
Kırk gün belki daha fazla süre boyunca (gemi sürüklendi)
-The line went slack, then tight once more
(Balinaya saplanmış zıpkın zincirleri) gevşedi, sonra bir kez daha sıkıldı
-All boats were lost, there were only four
(Suya indirilmiş olan) tüm botlar kayboldu, sadece dört tanesi kaldı
-But still that whale did go
Ama balina hala gitmeye devam etti
[Chorus]
[Nakarat]
-As far as I’ve heard, the fight’s still on
Duyduğum kadarıyla, o mücadele hala devam ediyormuş
-The line’s not cut and the whale’s not gone
(Balinaya saplanmış zıpkın zincirleri) kesilmemiş, ve balina hala (gemiden uzağa) gitmemiş
-The Wellerman makes his regular call
Wellerman olağan çağrısını yapmış
-To encourage the Captain, crew, and all
(Bu çağrının amacı) kaptan, tayfa ve (diğer) herkesi cesaretlendirmek
[Chorus]
[Nakarat]
x2
Yorum bırakın