Nier replicant’ın devam oyunu olan Nier: Automata’nın oyun müziği (soundtrack).

-I feel like I’m losing hope,
Umudumu kaybediyor gibi hissediyorum,
-In my body and my soul,
Bedenimde ve ruhumda (Umudumu kaybediyor gibiyim),
-And the sky, it looks so ominous.
Ve gökyüzü çok uğursuz görünüyor.

-And as time comes to a halt,
Ve zaman duraksadığında,
-Silence starts to overflow,
Sessizlik aşırı (derecede) artıyor,
-My cries are inconspicuous.
Ağlayışlarım (kimsenin) dikkat(ini) çekmiyor. (önemsiz kalıyor)

-Tell me God, are you punishing me?
Tanrım, söyle bana beni cezalandırıyor musun?
-Is this the price I’m paying for my past mistakes?
Eskiden yaptığım hatalar için ödediğim bedel mi bu?
-This is my redemption song,
Bu benim kefaret şarkım,
-I need you more than ever right now.
Sana şimdi her zamankinden çok ihtiyacım var.
-Can you hear me now?
Şimdi beni duyabiliyor musun?

-‘Cause we’re going to shout it loud,
Çünkü şimdi bunu bangır bangır söyleyeceğiz,
-Even if our words seem meaningless,
Sözlerimiz anlamsız gibi görünse de,
-It’s like I’m carrying the weight of the world.
Dünya’nın ağırlığını taşıyor gibiyim. (Dünya’nın tüm sorumlulukları benim üstündeymiş gibi hissediyorum)

-I wish that someway, somehow,
Diliyorum ki bir gün bir şekilde,
-That I could save every one of us,
Her birinizi kurtarabileyim,
-But the truth is that I’m only one girl.
Ama gerçek şu ki ben tek bir kızım, (ben tek kişiyim)

-Maybe if I keep believing,
Belki inanmaya devam edersem,
-My dreams will come to life,
Rüyalarım gerçeğe dönüşecektir,
-Come to life.
Gerçeğe dönüşür.

-After all the laughter fades,
Bütün gülüşler kaybolup gittiğinde,
-Signs of life all washed away,
Yaşam belirtileri alınıp götürülünce,
-I can still, still feel a gentle breeze.
Hala, hala ılık bir rüzgar hissedebiliyorum.

-No matter how hard I pray,
Ne kadar çok dua etsem de önemi yok,
-Signs of warning still remain,
Uyarı işaretleri hala durmaktadır,
-And life has become my enemy.
Ve yaşam benim düşmanım olur.

-Tell me God, are you punishing me?
Tanrım, söyle bana beni cezalandırıyor musun?
-Is this the price I’m paying for my past mistakes?
Eskiden yaptığım hatalar için ödediğim bedel mi bu?
-This is my redemption song,
Bu benim kefaret şarkım,
-I need you more than ever right now.
Sana şimdi her zamankinden çok ihtiyacım var.
-Can you hear me now?
Şimdi beni duyabiliyor musun?

-‘Cause we’re going to shout it loud,
Çünkü şimdi bunu bangır bangır söyleyeceğiz,
-Even if our words seem meaningless,
Sözlerimiz anlamsız gibi görünse de,
-It’s like I’m carrying the weight of the world.
Dünya’nın ağırlığını taşıyor gibiyim. (Dünya’nın tüm sorumluklukları benim üstündeymiş gibi hissediyorum)

-I wish that someway, somehow,
Diliyorum ki bir gün bir şekilde,
-That I could save every one of us,
Her birinizi kurtarabileyim,
-But the truth is that I’m only one girl.
Ama gerçek şu ki ben tek bir kızım, (ben tek kişiyim)

-Maybe if I keep believing,
Belki inanmaya devam edersem,
-My dreams will come to life,
Rüyalarım gerçeğe dönüşecektir,
-Come to life.
Gerçeğe dönüşür.

-‘Cause we’re going to shout it loud,
Çünkü şimdi bunu bangır bangır söyleyeceğiz,
-Even if our words seem meaningless,
Sözlerimiz anlamsız gibi görünse de,
-It’s like I’m carrying the weight of the world.
Dünya’nın ağırlığını taşıyor gibiyim. (Dünya’nın tüm sorumluklukları benim üstündeymiş gibi hissediyorum)

-I wish that someway, somehow,
Diliyorum ki bir gün bir şekilde,
-That I could save every one of us,
Her birinizi kurtarabileyim,
-But the truth is that I’m only one girl.
Ama gerçek şu ki ben tek bir kızım, (ben tek kişiyim)

-‘Cause we’re going to shout it loud,
Çünkü şimdi bunu bangır bangır söyleyeceğiz,
-Even if our words seem meaningless,
Sözlerimiz anlamsız gibi görünse de,
-It’s like I’m carrying the weight of the world.
Dünya’nın ağırlığını taşıyor gibiyim. (Dünya’nın tüm sorumluklukları benim üstündeymiş gibi hissediyorum)

-I wish that someway, somehow,
Diliyorum ki bir gün bir şekilde,
-That I could save every one of us,
Her birinizi kurtarabileyim,
-But the truth is that I’m only one girl.
Ama gerçek şu ki ben tek bir kızım, (ben tek kişiyim)

-Maybe if I keep believing,
Belki inanmaya devam edersem,
-My dreams will come to life,
Rüyalarım gerçeğe dönüşecektir
-Come to life.
Gerçeğe dönüşür.

Yorum bırakın