-The morning light is turning blue the feeling is bizarre
Sabahın ışıkları maviye dönüyor, bu(nun oluşturduğu) his tuhaf
-The night is almost over, I still don’t know where you are
Gece neredeyse bitti, (ama) hala nerede olduğunu bilmiyorum
-The shadows, yeah, they keep me pretty like a movie star
Gölgeler, evet (o gölgeler), beni(m) aynı bir film yıldızı gibi kalmamı sağlıyor
-Daylight makes me feel like Dracula
Gün ışığı (ise) Drakula gibi hissettiriyor
-In the end, I hope it’s you and me
(Bu olaylar) sonunda, umarım (sadece) sen ve ben kalırız
-In the darkness, I would never leave
Karanlıkta, ben asla terk etmezdim
-You won’t ever see me in the light of day, it’s far too late, the time has come
Beni günün ışığında (aydınlıkta) asla göremeyeceksin, (artık) çok geç, zamanı geldi
-I’m on the verge of caving in, I run back to the dark
Pes etmenin eşiğindeyim, hızla karanlığa geri dönüyorum
-Now I’m Mr. Charisma, fucking Pablo Escobar
(Karanlığa geri döndükten sonra) şu an bay karizmayım (karanlıkta çok güçlüyüm), lanet olası Pablo Escobar (kadar güçlüyüm)
-My friends are saying, “shut up, Kevin just get in the car”
Arkadaşlarım da diyor ki, “kapa çeneni Kevin, hadi gir arabaya”
-I just wanna be right where you are
Ben, senin tam yanında olmak istiyorum
-Oh my love
Ah aşkım
-In the end, I hope it’s you and me
(Bu olaylar) sonunda, umarım (sadece) sen ve ben kalırız
-In the darkness, I would never leave
Karanlıkta, ben asla terk etmezdim
-We both saw this moment coming from afar, now here we are
Biz, ikimiz de bu anın gelmekte olduğunu uzun süredir görüyorduk, (ve) şu an buradayız (o geldiğini gördüğümüz anı yaşıyoruz)
-Run from the sunlight Dracula (x3)
Gün ışığından kaç, Drakula
-Isn’t the view spectacular
Manzara harika değil mi
-But please, do you think about what it might mean?
Ama lütfen, bu(ndan) ne anlam çıkarılabildiğini düşünür müsün?
-Cos I dream about you in my sleep
Çünkü uykumda seni hayal ediyorum
-Would you ever love someone like me?
Hiç benim gibi birini sever misin?
-Like me?
Benim gibi (birini)?
-In the end, I hope it’s you and me
(Bu olay örgüsü) sonunda, umarım (sadece) sen ve ben kalırız
-In the darkness, I would never leave
Karanlıkta, ben asla terk etmezdim
-We both saw this moment coming from afar, now here we are
Biz, ikimiz de bu anın gelmekte olduğunu uzun süredir görüyorduk, (ve) şu an buradayız (o geldiğini gördüğümüz anı yaşıyoruz)
-Run from the sunlight Dracula (x3)
Gün ışığından kaç, Drakula
-Run from the sunlight Dracula
Gün ışığından kaç, Drakula
-Run from the sunlight Dracula
Gün ışığından kaç, Drakula
-Isn’t the view spectacular
Manzara harika değil mi
(x3)
Yorum bırakın