-It’s pouring in
O (anı) tekrar (aklıma) akın ediyor(geliyor)
-You’re laid on the floor again
(O anıda)sen gene yerde yatıyorsun
-One knock at the door and then
Kapıda bir tıklama (tak sesi duyuyoruz) ve sonrasında
-We both know how the story ends
İkimiz de hikayenin nasıl bittiğini biliyoruz
-You can’t win if your white flag’s out when the war begins
Savaş başladığında beyaz bayrağın dışarıdaysa (beyaz bayrak gösterirsen) kazanamazsın [mücadele ederken pes edersen bir şey elde edemezsin]
-Aiming so high but swinging so low
(Bu kadar iyi mücadele ederken pes etmek bir beysbol sopasıyla)çok yukarıyı hedef almak ama (sopayı) çok aşağı savurmak (gibi olur)
-Trying to catch fire but feeling so cold
Alev almaya çalışmak ama çok üşüdüğünü hissetmek (gibi olur)
-Hold it inside and hope it won’t Show
(Dertleri) içine atmak ve belli olmamasını ümit etmek (gibi olur)
-I’m saying it’s not but inside I know
Öyle değil diyorum ama iç(im)de biliyorum ki

-Today’s gonna be the day you notice
Bugün fark edeceğin (anımsayacağın) bir gün olacak
-Cause I’m tired of explaining what the joke is
Çünkü artık asıl konunun ne olduğunu açıklamaktan bıktım

-This is what you asked for
İstediğin buydu
-Heavy is the crown
Büyük başın derdi büyük olur
-Fire in the sunrise
Gün doğumunda (başkaları ısınır ama büyük başa sahip olanlar) yanar [Başkaları için çok büyük olmayan şeyler büyük sorumluluk sahibi kişiler için çok önemli olabilir]
-Ashes raining down
(Bu yangının) külleri yağar
-Try to hold it in but
(Bu durumu) içinde tutmayı dene
-It keeps bleeding out
Ama o (bir şekilde ağzından) kaçar (kendini belli eder)
-This is what you asked for
İstediğin buydu
-Heavy is the
Derdi büyük olur
-Heavy is the crown
Büyük başın derdi büyük olur
[Chorus]
[Nakarat]

-Turn to run
Kaçmak için (geri) dön
-Now look what it’s become
Bak şimdi o, ne hale geldi
-Outnumbered ten to one
On kişi bir kişiye (göre) az kaldı
-Back then should’ve bit your tongue
O zamanlar çene(ni) tutmalıydı(n)
-‘Cause there’s no turning back this path once it’s begun
Çünkü bir defa başladıktan sonra bu yolu geri(ye) dönüş yoktu
-You’re already on that list
Zaten o listedeydin (başaramayacağın belliydi)
-Say you don’t want what you can’t resist
Karşı koyamadığını (şeyi) istemediğini söyle
-Waving that sword when the pen won’t miss
Kalemin ıskalamayacağı şey için o kılıcı sallıyorsun [Aklını kullanıp becerebileceğin iş için fiziken aşırı çaba harcıyorsun]
-Watch it all falling apart like this
Bu şekilde her şeyin yıkıldığını izle

[Chorus]
[Nakarat]

-Today’s gonna be the day you notice
Bugün fark edeceğin (anımsayacağın) bir gün olacak
-Cause I’m tired of explaining what the joke is
Çünkü artık asıl konunun ne olduğunu açıklamaktan bıktım

-THIS IS WHAT YOU ASKED FOR
İSTEDİĞİN BUYDU
-This is what you asked for
Bunu sen istedin
-Heavy is the crown
Büyük başın derdi büyük olur
-Fire in the sunrise
Gün doğumunda (başkaları ısınır ama büyük başa sahip olanlar) yanar [Başkaları için çok büyük olmayan şeyler büyük sorumluluk sahibi kişiler için çok önemli olabilir]
-Ashes raining down
(Bu yangının) külleri yağar
-Try to hold it in but it
(Bu durumu) içinde tutmayı dene
-It keeps bleeding out
Ama o (bir şekilde ağzından) kaçar (kendini belli eder)
-This is what you asked for
İstediğin buydu
-Heavy is the
Derdi büyük olur
-Heavy is the crown (x2)
Büyük başın derdi büyük olur
-Heavy is the
Derdi büyük olur
-Heavy is the crown
Büyük başın derdi büyük olur

Yorum bırakın